Ucu Bucağı Yok

 


Uzun, upuzun bir yol 

Çam ağaçlarının gölgesinde kalmış 

Reçine kokularına bulanmış 

Uçsuz bucaksız bir yol


Yürüyorum...yürüyorum 

Henüz ortalarına bile ulaşmış değilim 

Ama yorgun hissediyorum

Sonra bir mola veriyorum

Yolun kenarında bir kütüğe oturuyorum 

Önce bir yel esiyor, sonra birkaç kuşun cıvıldadığını duyuyorum 

Başımı göğe doğru kaldırıp 

Yüzüme damlayan yağmur tanelerini hissediyorum


Ellerimde hatıraların fotoğrafları

Cebimde sevdiğin şekerlemeler

Sırtımda evimi sığdırdığım çantam ve ben...

Sana geliyorum 

Öyle yalın, öyle savunmasız ve öyle severekten 


Yol önümde kilometrelerce 

Sırtımda uğuldayan bir rüzgar 

Saçlarım ıslak, gözlerim nemli 

Biliyorum yolun sonuna çok az var

Sana geliyorum

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Buluşma

Süzülen Bulut